Godric's Hollow RPG
Hogwarts'tan En İyi Şekilde Yararlanabilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. (:

Saygılarımızla,

Godric's Hallow RPG Yönetimi.

Godric's Hollow RPG

Sihir Dünyası Artık Bir Adım Ötede...
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Davetsiz misafir

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lucius Septimus
Seherbaz
 Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 31/12/10
Yaş : 34
Nerden : Bakanlık

MesajKonu: Davetsiz misafir   Paz Ocak 02, 2011 11:06 pm

Tarih: 7 Ocak
Mekan:Privet drive-Bir muggle cafesi
Kurgu:Hayatı boyunca ailesinin başına gelenlerden kendini sorumlu tutan Luciusun artık sahip olduğu kişi kardeşi Druelladır,Bir gün kız kardeşinin onu bir cafeye çağırmasıyla her şey değişir,kardeşi onu evleneceği adamla tanıştıracaktır ancak kız kardeşinin tanıştırdığı adam yıllar önce anne ve babasını öldüren Gaunt ailesinin bir ferdidir.Lucius ailesinin öldüğü gece yaşanları kız kardeşine tam olarak anlatmamıştır,bu yüzden zavallı Druellanın birlikte olduğu adam hakkında en ufak bir fikri yoktur.Lucius gerçekleri anlatmaya karar vermişken yıllarca nefret ettiği ve intikam ateşiyle yandığı bu adamlardan intikam alma fırsatını ele geçirdiğini düşünür, öte yandan kız kardeşini bu adamın kollarına bırakmamakta kararlıdır,her ne yapacaksa Druellanın haberi olmayacaktır.Kaderin sunduğu yol ayrımında Lucius için üçüncü bir yol yoktur..


Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur hızlıca penceresine çarpıyor,soğuk ve puslu hava dışarı baktığında etrafı seçmesini zorlaştırıyordu.Eline farkında olmadan sıktığı rozetin iğnesi battığında kafasını isteksizce saate çevirdi,rozeti çalışma masasının üzerine bırakarak odasına doğru yürüdü.
Odası çok büyük değildi fakat ferah ve rahattı, sadeliği severdi.Kendi zevkine uygun bulduğu eşyalarla döşemişti, ortada geniş rahat bir yatak,Victoria tarzı krem duvar kağıtları,küçük bir dolap ve aile portrelerinden ibaretti.Durup biraz düşündükten sonra yeşil beyaz çizgili bir kazak birde siyah pantolon seçti, hızlıca üstüne geçirip,sık adımlarla evden çıktı,Dışarının dondurucu soğuğu onu hiç etkilemiyordu.Şimdi ise ailesinden geriye kalan tek kişiyi,kız kardeşini görmeye gidiyordu.Geçen hafta Druella, ona evleneceği adamdan bahsetmişti,ancak o bunu çok ciddiye almamış,geçiştirmişti.Bu gün gelen telefonla gayet ciddi olduğunu anlaması, karşılaşacağı genç adama karşı duyduğu merak, bir an olsun düşüncelerinden sıyrılıp günlük hayatına dönmesini sağlamıştı,cadde bitimine geldiğinde bir muggle taksisini durdurdu ve gideceği istikameti aceleyle söyledi, şöförünün şaşkın bakışları altında,kapılarına kadar çamurla kaplanmış taksi; ani bir hareket yaparak hızlandı.
Pencereden dışarı baktı ancak,tüm kasaba çamur rengine bürünmüştü,bakmaya değecek bir şeyin olmadığına karar verdiğinde başını koltuğa yasladı ve her zaman ki gibi düşüncelerine daldı.
Dışarı tekrar baktığında gideceği yere yaklaştığını gördü,duracağı yeri işaret etti,şöför hafifçe başını sallayarak bir cafeye yaklaştı.
Taksiye binişinin aksine ağır ağır indi.Kafeye girdiğinde gözüne çarpan ilk şey karşısına geçmiş pis pis sırıtan muggle garson oldu. -neden bir muggle cafesinde buluştuklarına hala anlam veremiyordu- garsonu görmezden gelip gözleri kız kardeşini aradı.Onu üst katta ,yanında uzun,siyah saçlı,her halinden çevresindekileri küçümsediği belli olan bir adamla buldu.Eh gerçi beklentisi de pek yüksek değildi.Kardeşinin “ben belayım”kelimesini yüzüne bakarak anlayabileceğiniz adamları çekmekte üstüne yoktu.Masaya oturduktan ve selamlaşma faslını geçtikten sonra yiyecek bir iki şey söylediler;

“Biliyorum ani oldu… ama ..beni pek ciddiye almadığını biliyordum,o yüzden seni Peterle tanıştırmak istedim” dedi Druella.
Gözünün ucuyla bakan ve durumdan pek de hoşnut olmadığı belli olan adam yavaşça elini kaldırdı ve ona doğru uzattı,Lucius isteksizce sıktı,havada ki gerilimi hisseden Druella söze girdi.
“Peter, bu benim abim Lucius kendisi de tıpkı bizler gibi bir Slytherindir.Hogwartsdan yüksek dereceyle mezun oldu,şimdi vaktinin çoğunu kitap yazarak ve okuyarak geçiriyor,bakanlıktan gelen tekliflere de burun kıvırmakta üstüne yoktur” söylerken duyduğu gurur her halinden belliydi.
Dudakları hafifçe kıvrılan Peter;

“Sizinde bir Slytherin olduğunuzu duyduğuma sevindim,Druella bana sizden çok bahsetti,merakımı bu gün giderebildiğim için mutluyum” Sesindeki yapmacık ton fazlasıyla belli oluyordu.
“Açıkcası bu gün beni buraya çağırana kadar, bu konuda ciddi olduğunu düşünmemiştim, ama..madem Druella bu kadar ciddi bende her abi gibi kız kardeşimin kiminle birlikte olduğunu öğrenmek isterim.” Dedi Lucius.
Soru karşısında vereceği cevabı hazırlayan Peter sırıtarak;

“Pekala,tam adım Peter Arcturus Gaunt. Atalarım yüzyıllardır Slytherindedir, henüz aramızdan bu geleneği bozacak bir kanı bozuk çıkmadı,diğer yandan kim olduğumuzu mutlaka duymuşsunuzdur.” Dedi büyük bir kibirle Peter.
Lucius Gauntların kim olduğunu herkesten daha iyi biliyordu. Peter’in ağzından çıkan Gaunt sözcüğü ona fazlasıyla yetmişti. Artık onu dinlemiyor kafasından sadece tek bir sözcük geçiyordu; Gaunt..Gaunt..Gaunt..
Gaunt ailesi yıllarca karanlık lordun sağ kolu olmuş,bulanıklar ve mugglelar arasında korku salmışlardı,karanlık lorda karşı çıkan herkesi cezalandırmayı kendilerine görev edinmiş,acımasız,korkunç bir aileydi.
Daha önce dikkatini o kadar da çekmemiş olan adama tiksinti ve nefretle baktı.Başı dönüyordu.Düşüncelerini toplamak için ayağa kalktı ve lavaboya gideceğini söyledi. -Bu adamın yaşananları bilip bilmediğini merak etti.Ancak bilse orada kös kös oturmayacağından emindi.- Sarsak sarsak lavaboya doğru yürüdü.Kardeşi bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı,olanlara anlam veremeyen bakışlarla Peter’e döndü ve konuyu değiştirdi.

Lucius içerisinin boş olduğunu gördüğünde rahatlamıştı.Musluğu açarak yüzünü yıkadı,yanakları kıpkırmızı olmuş gözleri kan çanağına dönmüştü.Sürekli kafasından geçen gaunt sözcüğü yerini o akşam yaşanan tatsız olaylara bırakmıştı,hatırlamak istemediği tüm anılar artık gözlerinin önündeydi.Olanlardan bunca yıl kendini sorumlu tutmuştu,okul yıllarında yaşadığı tehlikeli yakınlaşmalar ve karşı koyamadığı kibri yüzünden bedelini ödemeye hazır olmadığı şeyler yaşamıştı.
Anıları tek bir görüntüye sabitlendiğinde,inledi. Bu; anne ve babasını yerde yatarken bulduğunda yakalarına iliştirilmiş olan rozetti,bu sabah elinde olan rozet!
Rozette gümüş iki yılan başı simetrik olarak yüzlerini birbirine dönmüş,çevresi zümrüt olduğunu tahmin ettiği berrak yeşil bir taşla kaplanmıştı.Onu görür görmez karşılaştığı manzaranın kimin eseri olduğunu anlamıştı,Gauntların!
Bunca yıl Gauntlara ulaşmayı denese de başaramamıştı ,önce intikam için ettiği yemin duyduğu nefret , Druellayı korumak uğruna sönmüştü.
Kardeşinin o akşam komşularına oynamaya gitmiş olmasa sonunun onlar gibi olacağını biliyordu.
Tabi Druella’nın ne bu rozetten ne de Gauntlardan haberi vardı, nasıl olsun ki? Onlar öldüğünde henüz 10 yaşındaydı,Lucius gerçekleri ondan saklamış hikayeyi uygun gördüğü biçimde aktarmıştı.Kardeşinin bildiği tek şey anne ve babasının eve giren kaçık bir hırsız tarafından öldürüldüğüydü.
Kardeşi ise bir Gaunt’a aşıktı..
Daha bu sabah yeni bir sayfa açacağına dair karar almıştı.Şimdi ise geçmişten gelen davertsiz bir misafir hayatını tekrar alt üst ediyordu ve o buna izin vermeyecekti! İçindeki intikam ateşi yeniden yandı.
Kafasını biraz olsun toparladıktan sonra ağır adımlarla masaya doğru yürüdü.Druella masadan kalkmış yan masada gördüğü bir arkadaşıyla konuşuyordu.Lucius sakince oturdu,beklettiği için özür diledi.

“Bak Peter,açık açık söylemesende kimin için çalıştığınızı, ailenizin ne olduğunu ve neler yaptığını biliyorum,bu yüzden bu işten kardeşimi ne kadar uzak tutarsan o kadar iyi olur.”dedi Lucius tehtitkarca.
“Merak etme, muggle ve bulanık olmayan herkes güvende tabi Druellada, hatta zamanla bizden biri bile olabilir,lordumun aramızda yetenekli cadılar görmek isteyeceğinden eminim” dedi peter sırıtarak.”
“Onun bu işlere bulaşmasını istemiyorum! Anladın mı?!.”dedi Lucius
kafasını öne eğen ve fısıldarca konuşan Peter :
“Belkide.. bana dikkat etmelisiniz?!,ona zarar gelmesini istemeyiz..” Yüzündeki sırıtma arsızcaydı.
Dikkat edeceğimden emin olabilirsin! Bu konuşma benim için bitmiştir ben anlamam gerekeni anladım!”dedi Lucius tıslayarak.
Masaya doğru gelen kız kardeşini gördüğünde ayağa kalkıp sarıldı ve acil bir işinin çıktığını bahane ederek telaşla merdivenlerden indi.Druella şaşkın şaşkın arkasından baktı,olanlara bir anlam verememişti..

Kafası çok karışıktı...Bu kesinlikle iğrenç bir şakaydı! Olamazdı!
Bir taksi daha tutup evine doğru yola koyuldu.Aklına gelen düşüncelerle adeta boğuşuyordu.
Bu gün beklide hiç eline geçiremeyeceği fırsatı yakalamıştı,Gauntlardan biri her şeyden habersizce önünde duruyordu.”Gecikmiş intikam!” diye düşündü,İntikamın tekrar kör ettiği gözleri bu sefer kız kardeşini es geçmişti.
Kardeşini kullanarak bu adamlardan intikam alma fikri onu çıldırtıyordu.Yabana atamayacağı kadar cazip,ve bir o kadarda acımasızcaydı.Öte yandan kız kardeşini bu iğrenç mahlukatın ellerine bırakamaz ve hiçbir şey olmamış gibi devam edemezdi.
Her zaman bir ara yol bulan Lucius, bu defa kaderin ona seçmesi için sunduğu bu yol ayrımında üçüncü bir yol göremiyordu…
Öyleyse seçecekti,ve onun kız kardeşini bu adamın kollarına bırakmak gibi bir niyeti yoktu..

Devam edecek..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Hillary Black Bucks
İksir Profesörü | Üst Düzey Root
İksir Profesörü | Üst Düzey Root
avatar

Mesaj Sayısı : 182
Kayıt tarihi : 19/12/10
Yaş : 26

MesajKonu: Geri: Davetsiz misafir   Ptsi Ocak 03, 2011 12:06 am

Mekan zaman kurgu verilmiş... Güzel.
Uzunluk çok iyi. Kurgu harika...
Betimlemeler iyi sayılır.
İmla hatası ve Türkçe hatası yok.
Renklendirme hoş.


Seviyen: Afet... Smile

RP Meslek Seviyen: Çığır Açan.

_________________


!'''Unicorn'''!


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Davetsiz misafir
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Godric's Hollow RPG :: Sizin Bölgeniz :: Role Play Tepesi-
Buraya geçin: